2022
Collaboration, Curation
Serap Tok’s first solo exhibition, and my first curatorial position, And the Days Began to Walk, takes its title from the Turkish translation of Eduardo Galeano’s Children of the Days: A Calendar of Human History. Exhibited between January 22 and February 11, 2022, at the KARANTİNA Art Space in Izmir, this was the artist’s debut solo exhibition, realized in collaboration with A Room of One’s Own (KABO). Delayed by the pandemic and shaped through a long-term curatorial process, it brought together works from Serap Tok’s Dreams, Invisible Cities, and Dust series—including paintings, installations, and new works produced during the pandemic—to explore urban rhythm and interiority through layered images and experiences.
At the core of the exhibition is an inquiry into the interplay between routine and discovery. In fragmented cityscapes and abstracted itineraries, Serap Tok’s paintings map the mental traces of daily commutes and repetitive routes. The works from the pandemic period introduce a darker, more interior world, juxtaposing the silence of isolation with the city’s continuous rhythm. This tension between contrasting conditions resonates with Galeano’s literary approach, which combines historical reflection with poetic observation and situates human experience within the flow of time.
The exhibition catalog included critical texts by artist and academic Murat Özdemir and Serap Tok, alongside a curatorial text titled Curator’s Final Note. Displayed at KARANTİNA, a space engaged in Izmir’s contemporary cultural debates, the exhibition bridged local art dialogue with universal themes such as time and belonging. By intertwining literary references with visual experience, And the Days Began to Walk invites reflection on how cities and individuals are continuously rewritten by invisible rhythms.
Serap Tok’un ilk kişisel sergisi ve benim ilk küratöryel pozisyonum olan Ve Günler Yürümeye Başladı, adını Eduardo Galeano’nun Günlerin Çocukları: İnsanlık Tarihinden Bir Takvim adlı kitabının Türkçe çevirisinden alır. 22 Ocak–11 Şubat 2022 tarihleri arasında İzmir’deki KARANTİNA Sanat Alanı’nda sergilenen bu çalışma, sanatçının ilk kişisel sergisi olarak Kendine Ait Bir Oda (KABO) iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir. Pandemi nedeniyle ertelenen ve uzun soluklu bir küratöryel süreç içinde şekillenen sergi; Serap Tok’un Düşler, Görünmez Kentler ve Toz serilerinden resimleri, enstalasyonları ve pandemi döneminde ürettiği yeni işleri bir araya getirerek, kentsel ritim ile içselliği katmanlı imgeler ve deneyimler aracılığıyla araştırır.
Serginin merkezinde, rutin ile keşif arasındaki etkileşime dair bir sorgulama yer alır. Parçalanmış kent manzaralarında ve soyutlanmış güzergâhlarda Serap Tok’un resimleri, gündelik yolculukların ve tekrarlanan rotaların zihinsel izlerini haritalandırır. Pandemi dönemine ait işler ise daha karanlık ve içe dönük bir dünyayı sergiye dahil eder; izolasyonun sessizliğini kentin süreklilik taşıyan ritmiyle yan yana getirir. Karşıt koşullar arasındaki bu gerilim, tarihsel düşünce ile şiirsel gözlemi birleştiren ve insan deneyimini zamanın akışı içinde konumlandıran Galeano’nun edebî yaklaşımıyla da yankılanır.
Sergi kataloğunda sanatçı ve akademisyen Murat Özdemir ile Serap Tok’un eleştirel metinlerinin yanı sıra, Küratörün Son Notu başlıklı bir küratöryel metin de yer almıştır. İzmir’in çağdaş kültürel tartışmalarıyla ilişki kuran bir mekân olan KARANTİNA’da sunulan sergi, yerel sanat diyaloğu ile zaman ve aidiyet gibi evrensel temalar arasında bir bağ kurmuştur. Edebî referansları görsel deneyimle iç içe geçirerek Ve Günler Yürümeye Başladı, kentlerin ve bireylerin görünmez ritimler tarafından nasıl sürekli yeniden yazıldığı üzerine düşünmeye davet eder.
© 2026 BURAK DİKİLİTAŞ