2011
Installation, Manifesto
36 Framed Typewritten Sentences,
13×18 cm each
I am not walking the same way as you. is a conceptual installation made of 36 wooden frames, each with one typewritten sentence. The work was produced for the group exhibition No More Luggage, a two-week in-situ exhibition held at the Tophane-i Amire Cistern Galleries in Istanbul from October 13 to 28, 2011. The exhibition brought together six artists from the Photography Department of Universität für angewandte Kunst and six artists from the Department of Photography at Mimar Sinan Fine Arts University, and was curated by Volkan Kızıltunç and Gabriele Rothemann.
The installation is based on recording phrases overheard from strangers in public spaces—such as municipal buses, the metro, or city squares—and then retyping and exhibiting them with a typewriter. These decontextualized and anonymized moments of speech coalesce into a fragmented narrative suspended between clarity and obscurity. Focusing on transience, the work examines how urban environments precondition communication and transform human experience into ephemeral traces, while standing as a silent witness to the collective contradictions of urban life.
Sizinle aynı yoldan yürümüyorum., her birinde daktiloyla yazılmış bir cümle bulunan 36 ahşap çerçeveden oluşan kavramsal bir enstalasyondur. Çalışma, 13–28 Ekim 2011 tarihleri arasında İstanbul Tophane-i Amire Sarnıç Galerileri’nde düzenlenen iki haftalık mekâna özgü grup sergisi No More Luggage için üretilmiştir. Sergi, Universität für angewandte Kunst Fotoğraf Bölümü’nden altı sanatçı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’nden altı sanatçıyı bir araya getirmiş; Volkan Kızıltunç ve Gabriele Rothemann küratörlüğünde gerçekleşmiştir.
Enstalasyon, belediye otobüsleri, metro ya da kent meydanları gibi kamusal alanlarda yabancılardan işitilen ifadelerin kaydedilmesine, ardından bu ifadelerin daktiloyla yeniden yazılarak sergilenmesine dayanır. Bağlamından koparılmış ve anonimleştirilmiş bu konuşma anları, açıklık ile kapalılık arasında askıda kalan parçalı bir anlatı oluşturur. Geçiciliğe odaklanan çalışma, kentsel çevrelerin iletişimi nasıl önceden koşullandırdığını ve insan deneyimini nasıl uçucu izlere dönüştürdüğünü incelerken, kent yaşamının kolektif çelişkilerine sessiz bir tanık olarak konumlanır.
© 2026 BURAK DİKİLİTAŞ