Dyslexic

2015

Installation, Video

Two-Channel High-Definition, Video Loop

|

Presented as part of the 33rd Akbank Contemporary Artists Prize Exhibition at the Akbank Art Center in Istanbul between June 3 and July 31, 2015, Dyslexic is a multi-channel video installation that explores the relationship between physical texts and digital representation, reimagining technical literature as a fluid visual experience. It re-presents 19th- and 20th-century scientific knowledge—ranging from astronomy and mathematics to declassified political reports and secret documents—by transforming static book pages into vertical page-frame video sequences. Drawn from academic references and obsolete technical manuals, these pages are projected in rapid, fragmented sequences within a darkened space, compressing hours of reading into fleeting sensory impressions.

The projectors cast the pages onto the walls of a light-controlled environment, shifting the stability of printed text into a fragmented and ephemeral visual field. This distortion evokes a destabilized reading experience in which letters and words resist immediate coherence, opening a reflection on the thresholds and limits of legibility. Viewers are drawn into a disorienting loop of information overload, encountering the frustration and sensory saturation produced by reading under pressure. By compressing time and destabilizing visual hierarchies, the work questions the neutrality of information transmission and the assumptions embedded within linear knowledge structures.

Technical and scientific texts, often framed as authoritative, are here stripped of their permanence. Pages from repair manuals and academic texts become transient, their contents reduced to short-lived impressions. This approach critiques the fragility of institutional knowledge, particularly regarding materials that have fallen out of use due to time or geopolitical shifts. The inclusion of neglected documents—discarded manuals and expired reports—further examines which narratives endure and how cultural memory is curated.

The mechanical rhythm of the installation—pages fluttering at unreadable speeds—turns reading into an almost physical process. Texts intended for systematic study are presented as ephemeral impressions, foregrounding sensory experience rather than close scrutiny. This approach unsettles the authority of technical writing, often presented as objective, by making it vulnerable to manipulation and decay. The inclusion of obsolete manuals and decommissioned documents highlights the bias inherent in preservation processes and the fragility of institutional knowledge.

Through its formal experimentation, Dyslexic encourages reflection on how knowledge is consumed, stored, or discarded. The narrative discontinuity and emphasis on sensory experience redefine reading as an unstable, embodied experience rather than passive intellectual engagement. By dissolving the distinctions between analog and digital, clarity and ambiguity, the work heightens the tension between human perception and the systems designed to regulate it. In this sense, dyslexia becomes a critical lens through which the limits of perception and legibility can be reconsidered.

3 Haziran–31 Temmuz 2015 tarihleri arasında İstanbul Akbank Sanat’ta düzenlenen 33. Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi kapsamında sunulan Disleksik, fiziksel metinler ile dijital temsil arasındaki ilişkiyi araştıran ve teknik literatürü akışkan bir görsel deneyim olarak yeniden düşünen çok kanallı bir video enstalasyonudur. Çalışma; astronomi ve matematikten gizliliği kaldırılmış politik raporlara ve gizli belgelere uzanan 19. ve 20. yüzyıl bilimsel bilgisini, durağan kitap sayfalarını dikey sayfa-kare video dizilerine dönüştürerek yeniden sunar. Akademik kaynaklardan ve kullanımdan düşmüş teknik kılavuzlardan alınan bu sayfalar, karartılmış bir mekânda hızlı ve parçalı diziler hâlinde projekte edilir; saatler sürebilecek bir okuma deneyimi geçici duyusal izlenimlere sıkıştırılır.

Projektörler, sayfaları ışığı kontrol edilmiş bir çevrenin duvarlarına yansıtarak basılı metnin durağanlığını parçalı ve geçici bir görsel alana taşır. Bu bozulma, harflerin ve kelimelerin doğrudan anlam bütünlüğüne direnç gösterdiği istikrarsız bir okuma deneyimini çağrıştırır; okunabilirliğin eşikleri ve sınırları üzerine düşünmeye alan açar. İzleyici, bilgi aşırılığının yön kaybettirici döngüsüne çekilir ve baskı altında okumanın yarattığı hayal kırıklığı ile duyusal doygunlukla karşılaşır. Çalışma, zamanı sıkıştırarak ve görsel hiyerarşileri istikrarsızlaştırarak bilgi aktarımının tarafsızlığını ve çizgisel bilgi yapılarına içkin varsayımları sorgular.

Çoğu zaman otoriter ve güvenilir kabul edilen teknik ve bilimsel metinler, burada kalıcılıklarından arındırılır. Tamir kılavuzlarından ve akademik metinlerden alınan sayfalar geçici hâle gelir; içerikleri kısa ömürlü izlenimlere indirgenir. Bu yaklaşım, özellikle zamanın ya da jeopolitik değişimlerin etkisiyle kullanımdan düşmüş malzemeler bağlamında, kurumsal bilginin kırılganlığını eleştirir. İhmal edilmiş belgelerin —atılmış kılavuzların ve geçerliliğini yitirmiş raporların— dâhil edilmesi, hangi anlatıların varlığını sürdürdüğünü ve kültürel belleğin nasıl düzenlendiğini ayrıca inceler.

Enstalasyonun mekanik ritmi —okunamayacak hızda titreşen sayfalar— okumayı neredeyse fiziksel bir sürece dönüştürür. Sistematik inceleme için tasarlanmış metinler, geçici izlenimler olarak sunulur; yakın okuma yerine duyusal deneyim öne çıkarılır. Bu yaklaşım, çoğu zaman nesnel olarak sunulan teknik yazının otoritesini, onu manipülasyona ve bozulmaya açık hâle getirerek sarsar. Kullanımdan düşmüş kılavuzların ve devreden çıkarılmış belgelerin varlığı, koruma süreçlerine içkin seçiciliği ve kurumsal bilginin kırılganlığını görünür kılar.

Biçimsel deneyselliği aracılığıyla Disleksik, bilginin nasıl tüketildiği, saklandığı ya da elden çıkarıldığı üzerine düşünmeye davet eder. Anlatıdaki süreksizlik ve duyusal deneyime yapılan vurgu, okumayı pasif bir zihinsel etkinlikten çok, istikrarsız ve bedenselleşmiş bir deneyim olarak yeniden tanımlar. Analog ile dijital, açıklık ile muğlaklık arasındaki ayrımları çözerek çalışma, insan algısı ile onu düzenlemek üzere tasarlanmış sistemler arasındaki gerilimi yoğunlaştırır. Bu anlamda disleksi, algı ve okunabilirliğin sınırlarını yeniden düşünmek için eleştirel bir mercek hâline gelir.

Dyslexic_1_1920px
Dyslexic_3_1920px
Dyslexic_2_1920px

© 2026 BURAK DİKİLİTAŞ